15.03.2013    8. Mart


Tekneden Tabağa!

Bahar yaklaşıyor ve serin bahar akşamlarında bir balıkçıda keyifli sohbetler eşliğinde lezzetli balıklar yemenin vakti de geliyor!ba2

 

Lezzetli balıklar yemekten bahsetmişken, söyleyelim: bir balık lokantasının olmazsa olmazları vardır. Tazelik, mezeler ve pişirme şekli gibi… Eğer güzel bir balık ziyafeti çekmek istiyorsanız, bu üç unsur damağınızda eşsiz bir iz bırakmak için yeterli olacaktır.

 

Balıktan yeşilliklere kadar her şeyin taze olması tek başına yetmiyor, elbette! Mükemmel bir sonuca ulaşmak için iyi işlemlerden, usta ellerin maharetinden söz etmek gerek… “Kıyıda Kalmış Dev Lezzetler” bu ay denizden çıkan dev lezzetleri konuk ediyor; bir balık lokantasındayız... Her yerin pırıl pırıl olduğu; sadece deniz mahsulleri yiyebileceğiniz menüsünü Akdeniz’imizin menüsüyle oluşturmuş ama Karadeniz’in özel tadı hamsiye de bir tabak ayıran küçük, mütevazı, lezzetli ve bir o kadar da misafirperver bir lokantadayız... İskele Balıkevi’ndeyiz…

 

Lokanta işletmecisi Seher Hanım’ın eşi balıkçı. Dolayısıyla balıkları hep taze. Kendi teknelerinden gelen balıkların en güzelleri lokantaya geliyor. Seher Hanım’ın eşi her gün istediği kadar taze balık getiriyor. Akdeniz’den çıkan balıkları servis eden otuz yıllık balıkçı eşi Seher Hanım, pişirme konusunda da bir hayli marifetli. Tabi, pişirmeyi de işin uzmanından; eşinden öğrenmiş.

 

Lokantanın her şeyini kendi elleriyle yapıyor. Dediğimiz gibi küçük, temiz, şirin olan bu balıkevinde, mezesinden servise, pişirmeye kadar her şeyle ilgilenen Seher Hanım, müşteri grubunun genellikle Antalya’nın yerlilerinden oluştuğunu ve bir gelenin, bir sonraki sefere beraberinde birkaç kişiyi de getirdiğini söylüyor.

 

Aslına bakarsanız, biz de birçok kez misafirlerimizi bu lezzetleri tattırmak için beraberimizde götürdük... Balıklar leziz! İşletme sahibi hanımefendi gayet güler yüzlü ve misafirperver. Alkol servisleri yok ama yanınızda kendi içeceğinizi götürürseniz ve dergimizde okuduğunuzu söylerseniz belki size bir jest yapabilirler…

 

Benim için Akdeniz’in eti en lezzetli balığı gridadır. Uzun zamandır gridayı tavada bu kadar lezzetli yememiştim. Yumuşak, taze ete ba3dokunduğunuz anda dağılıyor ve tarifi çok zor olan bir lezzet bırakıyor damağınızda. Balık lezzeti alıyorsunuz ne yağ kokusu var, ne de yemek keyfinizi kaçıracak başka bir farklılık. Grida kadar muhteşem olan iki lezzet daha tattık. Bunlar; barbun ve karides. Barbun da grida gibi çok iyiydi; mis gibi balık tadı ve kokusuyla kendini hissettiriyordu. Karides ise başlı başına bir lezzet, suyu kaçmadan pişirilmiş özel sosuyla, yağla hazırlanmış ve tadına doyum olmayan bir lezzetti. Bu lezzetlerin çıktığı mutfağı merak ettim ve hemen yan bölmeye ocağın, mangalın başına geçtim, az önce tattığım balıklar için zaten böyle bir özen gösterilmiş alt yapı olacağını tahmin ediyordum.

 

Gördüklerimle beklentilerim tam olarak örtüştü. Balıklar her müşteri için ayrı yağda pişiyor, her balığın tavası ayrı, mutfak tertemiz, salata müşteri geldiği an hazırlanıyor, zeytinyağı Ayvalık’tan geliyor, mezelerden hibeş ve havuçlu ezme gayet kıvamında hazırlanmış her şeyin ayrıntısının düşünüldüğü ve takdire şayan bir özenle hazırlandığı çok belliydi.

 

Bahçelerini büyüttüklerini gördük. Biraz daha balıkçı teması işlenerek çok keyifli bir yer olacağına inanıyorum. Bu bahar aylarında eşinizle dostunuzla fonda çalan Türk Sanat Müziği eşliğinde keyifli bir sohbet geçirebileceğiniz, küçük, şehrin içinde ama bir o kadar da sakin Lara’da, bu keyifli balıkevinde karşılaşmak dileğiyle…ba4

 

Bu özel lokantayı Eski Lara Yolu 1502 sokak, Kocademir İ.Ö.O. karşısında Cumartesi Pazarı’nı biraz geçince, sola dönerek bulabilirsiniz.



Yorum