15.04.2013    9. Nisan


EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Sekreteri Selami Gülay:

d1“100 ülkenin katılımını hedefliyoruz!”

Antalya’nın EXPO 2016 Antalya organizasyonunu alması, sadece Antalyalılarda değil, bütün yurtta büyük heyecan yarattı. Organizasyonun genel koordinasyonunu sağlamak üzere kurullar oluşturuldu, planlamalar yapıldı, altyapı ve üstyapı tesisleriyle ilgili projeksiyonlar çizildi…

Konuyu her yönüyle koordine etmek üzere yetkilendirilen EXPO 2016 Antalya Ajansının Genel Sekreteri Selami Gülay’ı konuk ettiğimiz söyleşide; EXPO’nun yanı sıra, bu büyük ve zorlu organizasyonun sorumluluğunu üstlenen önemli isimlerden birini de tanımış olacağız…

Sayın Gülay merhaba demekle başlayalım… Teşekkür ederiz bizi misafir ettiğiniz için.

Biz teşekkür ederiz! Ne demek! Asıl biz sizin misafiriniz olduk. Antalya’da, bu güzel şehirde bulunmaktan memnunuz.

Sizi tanıyalım istiyoruz öncelikle?

Ulaştırma, Gümrük, Turizm ve Devlet Bakanlıklarında uzun yıllar danışman olarak görev yaptım. Son olarak da Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nda 6 yıl Özel Kalem Müdürlüğü görevini yürüttüm. 7 ayrı bakana danışmanlık yaptım.11 Kasım 2012 tarihinde de EXPO 2016 Antalya Ajansı’nda Genel Sekreter olarak görevlendirildim. Halen bu görevi yürütmekteyim.

d2Expo, size göre ne ifade ediyor; genel olarak? Özelde Antalya bölgesi için neyi ifade eder, Antalyalılar nasıl bakmalı bu konuya, sizce?

EXPO demek, zenginlik demek; EXPO demek tanıtım demek; EXPO demek kalkınma demek; EXPO demek tanınırlık demek; bilinirlik demek, inovasyon demek, çevrecilik demek, doğaya saygı demek, yenilik demek.

EXPO’lar, ülkelerin kalkınmışlıklarını, gelişmişliklerini; dünyaya pazarladığı, anlattığı, kendini tanıttığı alanlar olarak, bir fırsat sahnesi olarak rol oynuyor. “Sahne sizin!” derler ya, şimdi sahne Türkiye’nin

Expolar dünyada uluslararası sergiler olarak düzenleniyor. Ülkelerin kalkınmışlıklarını, gelişmişliklerini; dünyaya pazarladığı, anlattığı, kendini tanıttığı alanlar olarak bir fırsat sahnesi olarak rol oynuyor. “Sahne sizin!” derler ya, şimdi sahne Türkiye’nin. 150 yılı aşkın süredir yapılıyor, dünyada. EXPO, lokal fuarlar olarak başlamış, zaman içerisinde de ülke tanıtımı için büyük bir fırsat olduğu anlaşılarak, ülkelerin yapabilmek için birbirleriyle yarıştığı bir organizasyon haline gelmiş.

Ama öyle fuar gibi değil; BIE ve AIPH’ye gidip neler yapacağınızı, hangi argümanları kullanacağınızı altı ayda bir anlatıyorsunuz. Bunun sonunda da oylama yapılıyor ve EXPO’yu almaya hak kazanan ülke belli oluyor. EXPO düzenlemek, ülkeler için bir prestij olmuştur. Talep çok fazla olduğu için Devlet Başkanları, Başbakanlar, bakanlar herkes lobi faaliyeti yürütüyor. Orada sizin gücünüz, projenizle ortaya çıkıyor. Türkiye-Antalya güzel bir proje yaptı. Bu projeyle ortaya çıktı, talip oldu, kabul gördü. İnşallah bu projeyi Antalya’da uygulayacağız. Expo bizim için zenginlik demek, tanıtım demektir.

Daha somut olarak; tanıtım diyince neler olacak mesela? Kime ulaşacağız, kim gelecek, ne kadar insan gelecek?

d3Tanıtım deyince; EXPO 2016 Antalya hazırlık sürecinde yurtiçi ve yurtdışında tanıtım kampanyaları düzenleyeceğiz. EXPO 2016 Antalya süreci boyunca yaklaşık 20 bin etkinlik düzenlemeyi planlıyoruz. Güney Kore’de 20 Nisan-20 Ekim 2013 tarihleri arasında düzenlenecek Suncehon Bay Garden EXPO’da 660 metrekarelik Türk Bahçesi’nde hem kültürümüzü tanıtıp, hem de EXPO 2016 Antalya’nın tanıtımını yapacağız. Expo 2016 Antalya’ya toplam 8 milyon ziyaretçi bekliyoruz. Bunun 2 milyon kadarı, belki daha fazlası, sadece Expo için gelecek. Bizim böyle bir öngörümüz var.

Expo’nun iş planı,  programı nasıl gidiyor? Seçilen yerle ilgili sıkıntılar var mı?

Expo’nun programında herhangi bir gecikme yok. Yer seçiminde de herhangi bir sorun yok.  Alandaki çalışmalara da başladık. Alanda bulunan 103 binadan, can güvenliğine zarar verebilecek 96’sının; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın M. Mehdi Eker’in başlattığı çalışmayla yıkımını gerçekleştirdik. Expoların aynı zamanda kalkınma projeleri olması hasebiyle, bu alanı da kurtarmak adına, alanın etrafında bulunan Aksu ve Teğnelli çaylarının yol açacağı olası bir su taşkınını önlemeye yönelik drenaj ve sedde işlemine başlıyoruz.

İş planımız ve yer seçimi konularında “Geç kalındı! Yer yanlış seçildi!” gibi ifadeler doğru değildir. Yeri seçen bir kere uluslararası bir kuruluş! Pek çok alternatif arasından en uygun yer olarak bu alan seçildi. Botanik Exposunda iki tane uluslararası karar mercii var. Bir tanesi Uluslararası Bahçe Bitkileri Üreticileri Birliği (AIPH). Diğeri de Uluslararası Sergiler Bürosu (BIE). Bu işler tamamen bunların kuralları çerçevesinde yürüyor. Yer seçimi için tabi ki alternatifleri sunuyoruz ama karar verenler o kuruluşların oluşturduğu heyettir.

EXPO, aslında topyekun bölgesel bir kalkınma projesidir. EXPO zenginliktir

Bazı Expolar çöp sahalarını hayata döndürmek, rehabilite etmek için yapılmış. Birinde bataklığı kurutmak için yapılmış. Biz de bu anlamda, bu alanı taşkından kurtarmak düşüncesindeyiz. Zaman zaman aşırı yağışlarda yolun kapanmasına varan taşkınlar oluyor. Zaten DSİ vasıtasıyla yürütülen bir Aksu Çayı Islah Projesi var. Bu da EXPO’nun bir parçası. Yukarıda Küçük Aksu Barajı yapılıyor. O da EXPO’nun bir parçasıdır. Yine o bölgedeki 8 köyde arazi toplulaştırması yapılacak. Bunlar da EXPO’nun bir parçası. EXPO’nun bölgeye katacağı somut şeyler bunlar. Yollarla alakalı Kuzey Antalya Çevre Yolu var. Kemer tarafından gelen yol var; mevcut yolların genişletilmesi söz konusu. Kundu, Lara, Aksu, Belek o bölgedeki yolların anayola çıkması ile ilgili çalışmalar var. Bu, aslında bölgesel bir kalkınma projesidir. Bu zenginliktir.

Burayı açalım istiyorum; bölge için çok önemli şeyler söylüyorsunuz. İlk muhatabına sormak istediğimiz için, buradayız. Diyoruz ki, genel bir plan varsa zaten bir sıkıntı yok. Bu planı, bizim aracılığımızla bölgeyle paylaşmanızı isteriz.

d4Ana hatlarıyla şöyle; 2013’ün Ekim- Kasım ayına kadar, alandaki sette ve drenaj işini bitirip, bu sene içinde alana ağaç dikmeye başlayacağız. Bu çalışmayı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü yapacak. Burası bir Botanik Expo’su. Artık drenajı ve seddeyi bitirdikten sonra, bu arada projemizi şekillendireceğiz. O projenin alanda uygulamasına başlayacağız. Projemizde EXPO Ormanı, Göleti, Tarım Müzesi, EXPO kulesi, EXPO tepesi, ülke bahçeleri olacak; en önemlisi de 100’e yakın ülkenin buraya katılmasını bekliyoruz. Bu tabi dünyadaki genel konjonktüre göre değişir. Venlo’ya yaklaşık 40 ülke katıldı. Suncheon’da 12 ülke bahçe yapıyor, toplamda 25 tane bahçe var. Tayland’a 40 ya da 50 tane ülke bahçesi kuruldu. 100 ülke, iddialı bir rakam ama Türkiye bu iddialı rakamı başarabilecek bir ülke. Venlo’ya gidenler varsa biliyorlardır; Antalya ile kıyaslanması mümkün olmayan bir şehir. Bir 3 yıldızlı oteli olan şehir; havaalanı olarak bile Düsseldorf’u kullanıyor. Tayland’da 2,5 milyon nüfuslu Chang Mai şehrinde yapıldı. Antalya’nın gücüne sahip bir yer değil; Antalya 550 bin yatak kapasitesi olan, 2000’den fazla oteli olan müthiş modern ve büyük bir havaalanı olan bir şehir. Karayolları son derece gelişmiş; turizmde 30 yıldan fazladır deneyimi olan, yetişmiş insan gücü olan, dünyada ilk üçe, ilk dörde giren bir şehir, Antalya. Yılda 25 milyon kapasiteli havalimanımız var. Bu şehrin iş yapma kapasitesi, EXPO yapan diğer şehirlere göre çok daha fazla, çok daha üstün. Antalya’nın tarihi zenginliği var. 11 milyon turist ağırlıyor. 2016’da 15 milyon turist hedefleniyor. Bu şehirde dünyanın en modern, en güzel otelleri var. Bu şehrin zenginliği var.

Antalya 550 bin yatak kapasitesi ve 2000’den fazla oteliyle, müthiş modern ve büyük bir havaalanı olan bir şehir. Karayolları son derece gelişmiş; turizmde 30 yıldan fazladır deneyimi var; yetişmiş insan gücü var; dünyada ilk üçe, ilk dörde giren bir şehir. Antalya’nın EXPO yapma kapasitesi, rakiplerine göre çok daha fazla, çok daha üstün

Yeni oteller katılacak, yatak kapasitesiyle ilgili Turizm Bakanlığı, şehir yöneticileri ve özel sektör çalışıyor. Yeni yatırımlar olacak bu şehirde. Zaten EXPO’nun amacı hem şehri tanıtmak, hem de yeni yatırımların bölgeye çekilmesi, bölgenin cazibe merkezi haline gelmesini sağlamaktır. Bu şehir bir Botanik EXPO’su yaparak, ülkemizin tarım alanındaki zenginliğini anlatacak; gelişmişliğini, gücünü gösterecek. Bu biraz gösteri alanı olacak, şov alanı olacak. Ülkenin kendini diğer ülkelere tanıttığı, anlattığı bir alan olacak. 100 ülke burada pavillion (pavyon) açacak. Burada hem kendi ülkesinden getirdiği ağaçları, bitkileri, çiçekleri sergileyecek; hem de indoor denilen kapalı alanlarda, ülkesinin diğer alanlardaki gücünü, zenginliğini gösteren şovlar yapacak. Burada Türkiye’nin kendini, organizasyon yapma kabiliyetini, gücünü, turizm gücünü, tarım gücünü, inovasyonunu; bunların hepsini sergileyebileceği bir alan yapılacak. Ayrıca Antalya’ya 1121 dönüm bir dünya bahçesi kazandıracağız! Burası EXPO bittikten sonra devam edecek, kalıcı bir alan Antalyalılara bir cazibe merkezi haline gelecek. Sadece deniz-güneş-kum konseptinin satılmasının yanında, ‘EXPO Bahçesi’ turlarını da turizmciler satabilecekler. İnsanların buraya gelmeleri için farklı bir sebebi daha olacak; bir dünya bahçesi. Antalya milyarca insanın uçakla 3-4 saat içinde ulaşabileceği mesafede. Öyle bir lokasyon, Antalya. Bir Güney Amerika’ya insanların gitmesi için, 10 saat yol gitmesi lazım! Bir Uzak Doğu keza öyle; ama burası öyle değil. Burası dünyanın merkezi. Ortada! Türkiye iki kıtanın birleştiği yerde köprü konumunda.

Ne kadar oldu Antalya’ya geleli Selami Bey? Expo Kanunu çıktı. Çalışmaya başladınız, Antalya’da bölgenin sivil toplum kuruluşları, Expo’ya nasıl bakıyorlar?

d5EXPO 2016 Antalya Genel Sekreterliği’ne atandığım tarihten buyana buradayım. Herkes heyecanla bekliyor EXPO’yu. Biz bütün STK’ları, kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, toplumun her kesimini tek tek ziyaret ediyoruz. EXPO 2016 Antalya Kanun 10 Kasım 2012’de çıktı. Kanun çıktıktan sonra ilk yapılan iş EXPO 2016 Antalya’nın örgütlenmesiydi. Önce bir yönetim kurulu oluşturuldu Sayın Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Mehdi Eker’in başkanlığında. Antalya Valisi’nin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı’nın, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı’nın içinde olduğu; Turizm Bakanlığı’ndan bir genel müdürümüzün; Ekonomi Bakanlığı’ndan bir genel müdürün; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan bir genel müdürün içinde olduğu; Antalya Ziraat Odası Başkanı’nın da üyesi olduğu; 9 kişilik bir heyet.

Sonra, 54 kişilik STK’ların ve belediyelerin oluşturduğu, büyük bölümü Antalya’dan oluşturulan Expo Konseyi kuruldu. Akdeniz Üniversitesi içerisinde bulunduğumuz mekânda, arkadaşlarımızla beraber bir yandan tanıtım, bir yandan örgütlenme, bir yandan yönetmelik, mevzuat hazırlanması gibi her konuda çalışıyoruz. Antalya’daki her türlü aktiviteye katılıyoruz. Ziyaretler yapıyoruz. Algıyı yukarıya çekmeye çalışıyoruz. Şehirde büyük bir heyecan var. Kiminle görüştüysek, bu heyecanı hissediyoruz. İnsanların EXPO’yu duyunca gözleri parlıyor! Yani EXPO olacak, nerede olacak, nasıl olacak heyecanla bekliyorlar! Biz de anlatıyoruz insanlara; onlarla konuşuyoruz. Bu şehirdeki algıyı daha da yukarıya çekmek için çaba içindeyiz. Şehirdeki algı, şehirdeki eğitim seviyesiyle paralel. Çok duyarlılar. Özellikle turizmciler konuya hassas, bürokrasi hassas. Zaten Valilik bütün bürokrasiyi bu konuda duyarlı olmaya davet eden girişimlerde bulunmuş.

EXPO konusu, siyasi bir proje değil. Bu şehrin projesi. Herkes içinde olmak istiyor. Üniversite ne yapabiliriz diyor, belediyeler ne yapabiliriz diyor, valilik zaten işin içinde, ticaret sanayi odası bütün üyeleriyle, bütün SİAD’lar da öyle

d6EXPO konusu, siyasi bir proje değil. Bu şehrin, bu ülkenin projesi. Herkes içinde olmak istiyor. Üniversite, belediyeler, STK’lar biz ne yapabiliriz diyor. Valilik zaten işin içinde. Biz planladığımız şekilde süratle çalışıyoruz. Her şey planladığımız şekilde devam ediyor. Ankara ofisimiz açıldı. Antalya’daki ofisimizi tamamladık. 40’a yakın arkadaşımız burada çalışıyor. Hepsi kendi alanında uzman kişiler.

Bir yandan alanı hazırlamaya çalışıyoruz. Bir yandan projeyi uygulayacağız. 2015’in ikinci yarısından itibaren alana bahçe kuracak ülkelere yerlerini teslim ederiz. 2016’nın Nisan’ında da ziyaretçilerimize kapılarımızı açmayı planlıyoruz. Açılış tarihinin 23 Nisan olmasının sebebi; EXPO 2016 Antalya’nın temasının Çiçek ve Çocuk olması. Dünyada çocuklara hediye edilen tek resmi bayram Türkiye’de. Bunun için 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı açılış tarihi olarak belirledik.

Ne kadarlık bir bütçe ön görüyorsunuz EXPO için? Ve bu bütçenin kaynakları neler?

Net bir rakam vermek doğru değil belki ama 180 milyon lira gibi bir rakam şu an için söz konusu. Tabi, bu ihtiyaca göre genişleyebilir. Kaynağın ağırlıklı kısmını Hazine’den alıyoruz. Maliye’den yaklaşık 100 milyon lirasını, yerel kaynaklardan (belediyeler, TÜRSAB, AESOB vb.) 60 milyon lirasını alacağız. Sponsor gelirlerini de 20 milyon lira olarak hesapladık. Şu an için 180 milyon lira ama böyle sınırlamamak lazım. Alanda yapılacak işlerle; DSİ, TEDAŞ, ASAT gibi kuruluşların yapacağı yatırımlarla bu rakam çok daha yukarıya tırmanmış olacaktır.

Yani diyorsunuz ki Genel Sekreterliğin bütçesi 180 milyon TL ama bu projeyi hayata geçirirken diğer kurumların da harcamalarıyla, projenin değeri çok daha fazla olacak, böyle söyleyebilir miyiz?

Diğer paydaşlar da yapacakları çalışmalarla bu rakamı çok daha yukarı çekeceklerdir. Ayrıca ülkeler burada bahçelerini kendileri yapıyor. Her ülkenin de burada en az 1 milyon dolar civarında harcayacağını düşünürsek bu da ciddi bir kaynaktır.

100 ülke gelir demiştiniz bu da 100 milyon dolara tekabül eder!

Yani, öngörümüz bu yönde. Sadece tanıtım olmasın; Antalya para da kazansın istiyoruz. Neticede buraya 8 milyon insan gelecek. Bir kişi EXPO alanında saatlerini harcayacak; orada belki yiyecek, içecek, hediyelik eşya alacak, bu bir dünya sergisidir ama neticede Antalya buradan para kazanacaktır.

Muhakkak bunun çalışmasını yapmışsınızdır ama ben bu 8 milyon rakamını sorguluyorum. Nereden bulundu bu sayı? Biz 30 senedir turizm yapıyoruz, 11 milyon kişiyi, 360 tane 5 yıldızlı otelle yakaladık. 2000’den fazla otel yaptık; 30 sene de emek verdik, 11 milyon kişiye getirebildik. Expo’ya 8 milyon kişi nasıl gelecek? Nasıl bir öngörünüz var?

d8Japonya’nın Osaka şehrindeki EXPO’ya 60 milyon ziyaretci gelmiş. Fransa’nın Paris şehrindeki EXPO’ya 65 milyon insan gitmiş. Geçen sene Güney Kore Yeosu’da EXPO yapıldı; 8 milyon ziyaretçi gelmiş. Hollanda Venlo’daki EXPO’ya  2,5 milyon ziyaretçi gitmiş. Tayland’da Chang Mai şehrindeki post-expo dediğimiz EXPO sonrası süreçte, yılda 2 milyon insan gidiyor.

Peki, Expo kime hitap ediyor? Sadece çiçekçilikle ilgilenenlere mi?

Ticaretini yapanlar da, profesyoneller de, çiçeği sevenler de gelecektir. Temamız Çiçek ve Çocuk. Çiçek, dostluğu, barışı, çocuk ise sevgiyi ve geleceği temsil eder.

EXPO’yu simgeleyecek bir sembol yapı için bir yarışma yapılacak. Böyle bir düşünce var. Buna yönetim kurulu karar verecek. Antalya’yı, belki de Türkiye’yi sembolize eden kule şeklinde bir proje yapmak gibi bir düşünce var

Expolarda hep Eiffel Kulesi örneğini veriyorlar. Antalya’da Expo’yu sembolize eden yapı ne olacak?

Tabi ki Antalya için de bir sembol olacak ama buna projede karar verilecek. Bir yarışma yapılması düşünülüyor. Buna yönetim kurulu karar verecek. Antalya’yı, belki de Türkiye’yi sembolize eden kule şeklinde bir proje yapmak gibi bir düşünce var. Ama bu netleşmiş bir şey değil. Yivli Minare gibi bir figür olabilir veya farklı bir yapı da olabilir.

d7180 gün sürecek bir operasyondur. İş bitmeden başarılı olduk demek doğru olmaz. Başarının ölçüsü odur. Expo alanını çok iyi yapmak da ayrı bir başarıdır. Başarı hedeflere ulaşmaktır. 100 ülkenin burada bahçe kurması bir hedeftir. Onu yakalarsak bir başarıdır. Başarı aşama aşamadır. Bugün alanı zamanında yetiştirmek bir başarıdır. Alanda ülkeleri buraya getirmek bir başarıdır. Ziyaretçiyi yeterli sayıda buraya getirmek bir başarıdır. Bu işi layıkıyla yerine getirmek bir başarıdır. Ama topyekûn bakarsak, sorunsuz şekilde kapattığımız gün “Başardık!” diyeceğiz.

 



Yorum