27.08.2013    13. Ağustos


Tıbbi ve Aromatik Bitkiler

     Tıbbi ve aromatik bitkiler hastalıkların önlenmesi, sağlığın sürdürülmesi ve hastalıkların iyileştirilmesi için ilaç olarak geleneksel ve modern tıpta kullanılmaktadır. Aynı zamanda besin takviyeleri, bitkisel çay, tat, çeşni olarak beslenmede faydalanılmaktadır. Parfüm, vücut bakım ürünleri olarak parfümeri ve kozmetikte kullanılmasının yanı sıra, parlatıcılar hatta böcek ilaçları olarak sanayinin farklı kollarında geniş bir kullanım alanı bulmaktadır. Bu bitkilerin drog denilen kurutulmuş, belirli ölçüde hazırlanmış bitki kısımlarından (kök, kök-sap, yumru, gövde veya odunsu yapı, kabuk, yaprak, çiçek, meyve, tohum ve herba) yararlanılmaktadır. 

Birçok alanda kullanım alanı bulan tıbbi ve aromatik bitkiler biyolojik kültürel ve endüstriyel kaynaklardır. Bu kaynaklara olan talep son yıllarda oldukça artmış ve artmaya devam etmektedir. 

Tablo 1. Bitki tür sayıları, tıbbi bitki tür sayıları ve oranları (Schippman ve ark., 2002; Anonim, 2010).

     Tıbbi ve aromatik bitkiler hastalıkların önlenmesi, sağlığın sürdürülmesi ve hastalıkların iyileştirilmesi için ilaç olarak geleneksel ve modern tıpta kullanılmaktadır. Aynı zamanda besin takviyeleri, bitkisel çay, tat, çeşni olarak beslenmede faydalanılmaktadır. Parfüm, vücut bakım ürünleri olarak parfümeri

 ve kozmetikte kullanılmasının yanı sıra, parlatıcılar hatta böcek ilaçları olarak sanayinin farklı kollarında geniş bir kullanım alanı bulmaktadır. Bu bitkilerin drog denilen kurutulmuş, belirli ölçüde hazırlanmış bitki kısımlarından (kök, kök-sap, yumru, gövde veya odunsu yapı, kabuk, yaprak, çiçek, meyve, tohum ve herba) yararlanılmaktadır. 

Bir çok alanda kullanım alanı bulan tıbbi ve aromatik bitkiler biyolojik kültürel ve endüstriyel kaynaklardır. Bu kaynaklara olan talep son yıllarda oldukça artmış ve artmaya devam etmektedir. 

Bu bitkilerin değeri tıp ve sağlık alanında sentetik yolla elde edilen etkin maddelerine göre çok yönlü etkiye sahip olmaları ve yan etkilerinin bulunmaması gibi nedenlerle artmaktadır. 

Dünyada 50.000 ila 70.000 arasında bitki türünün modern ve geleneksel tıbbın kullanıldığı bilinmektedir. 

     Kozmetik ve botanik endüstrisinin de kullandığı bitki türleri bu sayıya dahil değildir. 2007 yılında “Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Doğadan Sürdürülebilir Toplanmasının Uluslararası Standardı (ISSC-MAP)” oluşturulmuştur. 

Doğadan toplanan bitkilerde belirli bir standardizasyon bulunmadığı için toplanan tüm bitkiler aynı kalitede olmayıp, etkin maddesi de farklı oranlarda olmaktadır. Bu bitkilerin kültüre alınmasına yönelik çalışmalara hız verilmesi hem üreticilere alternatif bir gelir kapısı oluşturacak hem de birçok alanda kullanılan bu değerli bitkiler için tehdit oluşturan doğadan aşırı toplanmasının önüne geçilecektir. 

Türkiye’de Tıbbi ve Aromatik Bitkiler 

Doğal yapısı itibariyle üç eski kıtanın (Avrupa, Afrika ve Asya) niteliklerinin birleşmesiyle oluşan Türkiye’nin ekolojik ve biyolojik çeşitliliği, bölgenin 400 K boylamındaki diğer yerleri geride bırakır. 

Ülkemizdeki geniş iklim ve topografya yelpazesinin bir göstergesi olarak Akdeniz, Avrupa-Sibirya ve İran-Turan olmak üzere üç bitki coğrafya bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgelerin her biri kendi endemik türlerine ve doğal ekosistemlerine sahiptir. 

Tablo 3. Türkiye Endemik Bitkilerinin Bölgelere Dağılımı


     Türkiye gelişmiş ülkelerin bitkisel ilaç, bitki kimyasalları, gıda ve katkı maddeleri, kozmetik ve parfümeri sanayilerinin girdisini oluşturan pek çok bitkisel ürünü florasında barındırmaktadır. Bu bitkisel ürünlerdeki çeşitlilik açısından baktığımızda mevcut türler içinde 8.988 bitki türü doğal, 2.991

 bitki türü de endemik türdür. 

Türkiye, Avrupa kıtasında bulunan bitki türlerinin %75’ini barındırmakta olup, bunun yaklaşık üçte biri endemiktir. 

Endemik bitkilerin 2.282 kadarının yurdumuzun coğrafik bölgelerinden yalnız birisine has oldukları ve sadece o bölgede yayılış gösterdikleri saptanmıştır. 

Dünya pazarlarında tıbbi ve aromatik bitkilere olan talep her geçen gün biraz daha artmaktadır. Tıbbi ve aromatik bitkiler Ege, Marmara, Akdeniz, Doğu Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden toplanmaktadır Türkiye’de iç ve dış ticareti yapılan tıbbi ve aromatik bitkiler hakkında yapılan bir çalışmaya göre bitki türü sayısı alt türler de dahil olmak üzere 347 adet olup, bunlardan 139 türün ihracatı yapılmaktadır. 

Türkiye tıbbi ve aromatik bitkiler yönünden dünyanın en önemli ülkelerinden birisi olmasına rağmen, tıbbi ve aromatik bitki ihracatı henüz istenilen düzeylerde bulunmamaktadır. 2009 yılı verilerine göre yaklaşık 94 milyon dolar civarlarında tıbbi ve aromatik bitki ihracatı gerçekleştirilirken, 9 milyon dolar düzeylerinde de ithalat yapılmıştır. 

Tıbbi bitki ihracatı yapan 110 ülke arasında Türkiye 18. sırada bulunmaktadır. Türkiye, Doğu ve Güney Doğu Avrupa ülkeleri arasında ise ihracatta 5. sırada iken, ithalatta 8. sırada yer almıştır. 

Türkiye’nin ihracatında önemli olan 16 bitkinin ihracat değeri, 2001 yılında 52 milyon dolar olarak gerçekleşmişken, 2009 yılında 94 milyon dolar seviyesine yükselmiştir. 

Ticareti yapılan tıbbi ve aromatik bitki türleri içerisinde yağ gülünün yanı sıra kimyon, kekik, anason, rezene, çemen, kişniş, nane ve çörekotunun kültürü yapılmakta olup, bu bitkilerin üretimleri diğer kültür bitkilerine oranla oldukça sınırlıdır. 

Genelde tıbbi ve aromatik bitkiler ham halde ihraç edilmekte olup, düşük katma değer yaratmaktadır. 

Temizleme, ayıklama, sınıflandırma, toptan veya perakende paketleme işlemleri dahi sınırlı sayıda baharat ve bitki çayı üretiminde uygulanmaktadır. 

Türkiye’de kültürü yapılan bir kısım tıbbi ve aromatik bitkinin üretim alan ve miktarları Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) kayıtlarına geçmiş bulunmaktadır.

Dünya’da en önemli kaliteli defne ihracatçısı ülke olan Türkiye, defne yaprağı dışsatımı yapan birkaç ülkeden birisidir ve Dünya defne gereksiniminin yaklaşık % 90’ını karşılamaktadır. Aşırı toplamalar, bazı yıllar fiyatların düşmesine ve aynı zamanda doğa tahribine neden olmaktadır. Defne yaprağı dışsatımı yapılan ülkelerin başında Hong Kong, ABD, Almanya ve Brezilya gelmektedir.

Batı Akdeniz Bölgesinde Tıbbi ve Aromatik Bitkiler 

Mevcut endemik bitki türlerinin önemli bir kısmı da Akdeniz Bölgesi, özelliklede Batı Akdeniz Bölgesinde bulunmaktadır. Batı Akdeniz Bölgesi içerisinde de Antalya’nın özel bir konumu mevcuttur. 

Batı Akdeniz Bölgesi’nde bulunan 750 endemik türün 500 tanesi Antalya’da yayılış göstermektedir. 

Bu türlerden 200 tanesi ise, Antalya’ ya özgü endemik tür olarak kayıtlara girmiştir. Antalya bu açıdan ülkemizin en çok endemik bitki türüne sahip ili olma özelliğini taşımaktadır. 

         Isparta 

Isparta ilinde ülkemizde tıbbi ve aromatik bitkilerin tanındığı, kullanıldığı ve toplandığı illerin

 başında gelmektedir. Isparta’nın bu konuda bir avantajı da aromatik yağ çıkaran gül yağı fabrikalarının Mayıs-Haziran ayları dışında atıl durumda kalmaları ve diğer aromatik bitkileri işleyecek hazır tesis durumunda olmalarıdır. 

Bunun yanında yabani hayattan toplanarak pazara sunulan kekik, adaçayı, oğul otu, lavanta, biberiye, nane gibi uçucu yağ içeren bitkilerin Isparta doğal florasında da bulunmaları tıbbi ve aromatik bitkilerin önemini artırmaktadır 

Burdur 

Burdur ilinde çeşitli tıbbi ve ıtri bitkiler doğada kendiliğinden (kapari, kekik vb.) yetişmektedir. Kapari Burdur Merkez ilçede 10.000-12.000 dekarlık bir alanda doğal olarak yetişmekte ve halk tarafından toplanarak tüccarlara veya işleyen firmalara satılmaktadır. Özel firmalar tarafından fidan üretimi yapılmakta ve çeşitli illere satışı yapılmaktadır. 

Kültür olarak tarlada yetiştirilen kaparilerin tomurcuklarının toplanmasında işçilik ücreti doğal olarak toplanan kapariden pahalıya geldiği için kültür olarak fazla oranda yetiştiriciliği yapılmamaktadır. 

Anason 

Türkiye anason üretiminin yaklaşık % 58’lik kısmını Burdur ili gerçekleştirmektedir. % 6’lık bir üretim payına sahip olan Antalya ili ile birlikte Batı Akdeniz bölgesi toplam anason üretiminin yaklaşık % 64’nü karşılamaktadır. Üretilen anasonun yaklaşık %74’ü ABD, Brezilya, Hollanda, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelere ihraç edilmektedir. Anasonda birim ihraç değeri yıllara göre sürekli artış göstermiş, 2007 yılında 4.704 bin dolar iken 2009 yılında 8.616 bin dolara yükselmiştir. Ekonomi 

Kekik 

Türkiye dünyada kekik ihraç eden en önemli ülkelerden birisidir. Dünya kekik ticaretinin % 50’si Türkiye’nin elindedir. Bu ihracatın önemli bir kısmı (%15-20) Isparta yöresinden ve özellikle Sütçüler civarından toplanan kekiklerden karşılanmakta ve önemli kekik türleri bu havzada yer almaktadır. 

Türkiye kekik üretiminin % 2,6’lık kısmını Antalya ili gerçekleştirirken Burdur ve Isparta illeri ile

 birlikte Batı Akdeniz bölgesi toplam kekik üretiminin yaklaşık % 2,8’ ini karşılamaktadır. 

Üretim miktarları az olmasına rağmen Türkiye’ nin 145 kg/da. olan birim alandan alınan verime karşılık, Antalya ili 294 kg/da, Isparta ili 216 kg/da. ve Burdur ili ise 267 kg/da. gibi ülke ortalamasının çok üstünde verim elde edilmiştir. 

Türkiye, 2008 yılında 9,7 bin ton kekik ihraç ederek karşılığında 43 milyon dolar gelir sağlamıştır. Yine 2008 yılında, kekik yağı ihracatından yaklaşık 1,6 milyon dolar gelir elde edilmiştir. Bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere Türkiye’nin uçucu yağ ihracatı potansiyelin çok altındadır.

         Batı Akdeniz Bölgesi tıbbi ve aromatik eğitim ve araştırmalarında bulunan Kamu, Üniversite, Araştırma Kuruluşları ve Özel sektör açısından önemli bir kapasiteye sahiptir. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü bünyesinde 2010 yılında Türkiye Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Araştırma Laboratuvarı, Eğirdir Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bünyesinde 2009 yılında Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Laboratuvarı hizmete girmiştir. 

Akdeniz ve Süleyman Demirel Üniversiteleri Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümleri ile Süleyman Demirel Üniversitesi Atabey Meslek Yüksek Okulu Tıbbi ve Aromatik Bitkiler bölümü, bölgenin tıbbi ve aromatik bitkiler alanında Ar-Ge ve eğitim faaliyetlerini sürdürmektedirler. 

Antalya, Burdur ve Isparta Tarım İl Müdürlükleri, Tarım Bakanlığı, İl Özel İdareleri ve Özel sektörle birlikte yapılan çalışmalarla tıbbi ve aromatik bitkilerde eğitim ve demonstrasyon çalışmalarında bulunmaktadırlar. 

Türkiye’nin sahip olduğu geniş yüz ölçümü, iklimi ve önemli gen merkezlerinin kesişme noktasında bulunması zengin bir bitki çeşitliliğini barındırmasını sağlamaktadır. Bu önemli miktarda bitki çeşitliliğinin önemli bir kısmı tıbbi ve aromatik bitki olarak kullanılmaktadır. 

Akdeniz Bölgesi, Türkiye endemik bitki varlığının % 29,5’na sahiptir. Dünyada tıbbi ve aromatik bitkilere ilginin gün geçtikçe artması, hem ticaretinde önemli bir artışa hem de bu bitkilerle ilgili yapılan Ar-Ge faaliyetlerinde bir artışı sağlamıştır. 

Türkiye’de bu bitkiler ham halde ihraç edilmekte olup, düşük katma değer yaratmaktadır. Temizleme, ayıklama, sınıflandırma, toptan veya perakende paketleme işlemleri dahi sınırlı sayıda baharat ve bitki çayı üretiminde uygulanmaktadır. 

Standartlara uygun ve işlenmiş tıbbi ve aromatik bitkilerin dünya pazarlarındaki ihraç miktarını da yükseltecektir. Bitkisel ürün üzerinde yapılacak her işlem bitkisel ilaçların değerinin artmasına ve katma değerin ülkemizde kalmasına yol açacaktır. 

BATI AKDENİZ BÖLGESİ TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER 

YATIRIM FIRSATLARI 

Batı Akdeniz Bölgesi, tıbbi ve aromatik bitki sanayinin en fazla geliştiği bölgedir. Bu nedenle geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması daha kolaydır. Gül yağı fabrikaları, lavanta yağı fabrikası örnek olarak gösterilebilir. Sanayi hammaddesi çok kolay bulunabilir. 

Toplayıcılık dışında tarımının çok kolay yapılabileceği bir bölgedir. Çiftçiler kısmen de olsa tıbbi bitki üretimi yapmaktadır. 

Bölge ekolojisi, arazi yapısı ve konumu organik olarak tıbbi ve aromatik bitki üretimi yapmaya çok elverişlidir. 

Lavanta ve gül üretimi, haşhaş, kimyon, kişniş, rezene, anason tarımının yaygın şekilde yapılıyor olması nedeniyle bölge halkı alternatif tarım uygulamalarına son derece isteklidir. 

Bölge konum itibarıyla Antalya ve İzmir gibi liman ve havayolu merkezlerine yakın olması sebebiyle tıbbi ve aromatik bitkiler sanayisi için caziptir. 

İklimi, konumu, üretici istek ve eğilimi, tıbbi ve aromatik bitki çeşit zenginliği ve kolay bulunabilirliği ile tıbbi ve aromatik bitkileri işleme alt yapısı gibi kriterler dikkate alındığında bu konuda cazibe merkezi olacak bir bölgedir. Endemik bitki çeşitliliği açısından göller bölgesi oldukça zengindir. 

Endemikler başta olmak üzere yüzlerce bitki türünün tıbbi ve aromatik değeri çok yüksektir. 

KAYNAK BAKA



Yorum